Resim, insanlığın ilk günlerinden bu yana, daha alfabe ve ortak bir dil olmadığı dönemlerde bile insanların kendini ifade etme ve anlatım aracı olarak kullanılmıştır. Diğer güzel sanatlarda olduğu gibi resim, insanın kendini ifade etme ihtiyacı ile bu özelliğini artarak sürdürmektedir.

Toplumsal yaşam sanattan ayrı düşünülemez. Sanat, insanları bir araya getirir, yaklaştırır, duygu yakınlığı sağlar. Bu nedenle “Resim, İnsanlığın Ortak Dilidir” diyebiliriz.

Çocuk, resim ile hayal gücünün yarattığı renkleri, çizgileri, sesleri, hareketi, her şeyi kendi içinde hissettiği şekle dönüştürür.
Kendini tanımasını, kendi hislerini anlamasını, olumsuz duygulardan uzaklaşarak olması gereken duygularla donanmasını sağlar.
Yaşadığı ortamdaki olumsuzlukları görmesini, daha iyi yaşama bilinci ve kişilik kazanmasını sağlar.
Bakma eylemi içerisinde görmeyi öğrenir.
Çevresindeki her şeyle ilgili farkındalık yaratır.
Duyan, düşünen, yaratıcı, çevresi ile diyalog geliştiren bireyler oluşur.
Soyut kavramları algılaması kolaylaşır.
Araştırma, bulma, sınama ve yeniden kurma gibi yaratıcı süreç yetilerini geliştirir.
Özgüven duygusu gelişir.
Genel eğitimin bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor alanlardaki hedeflerine hizmet verir.
Estetik, fiziksel, toplumsal ve zeka gelişimlerini sağlar.
Sorun çözme ve iletişim gücünü geliştirir.
Tasarım yetilerini ortaya çıkarır.
Çocuğun isteklerini, sevinçlerini, çelişkilerini, tedirginliklerini, kısacası iç dünyasını anlamamıza yardımcı bir araçtır.
Tercih hakkını ve iradesini daha isabetli kullanma yetisi kazandırır.
Bireylerde var olan yaratıcı gücü geliştirme konusunda en etkin disiplindir.
Resim eğitimi, çocuğun psikolojik gereksinmelerinden biridir.
Sanat eğitimi, genel eğitim gibi sonuçlarını gelecekte alacağımız bir yatırımdır. İnsan için yararlarının sadece bir kısmını yazabildiğimiz resim-sanat eğitimini ilköğretim programında mümkün olduğunca kısıtlayarak, orta öğretim programında sıfırlayarak çocuğun kendini ifade edebileceği çok önemli bir araç elinden alınmakla kalmıyor, iyiyi, güzeli, değerli olanı seçme bilincini kazanmasını engelliyor ve estetik değerlerden habersiz yaşamaya yöneltmiş oluyoruz ne yazık ki…